Kefalete ilişkin yeni düzenlemeler ve Kefil için eş rızası gerekliliği.


Merhabalar sevgili okurlar, Bu hafta size 6098 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanunu'nun kefalet sözleşmesine ilişkin faydalı ve önemli düzenlemeleri hakkında bilgi vermek istiyorum. Yasa 2012 yılında yürürlüğe girmek ile birlikte uygulamada hala belirli konularda sıkıntılar yaşanmakta, kefaletler yasanın öngördüğü koşullara uyulmaksızın alınmaya devam edilmekte ve bu kefaletler geçersizlik müeyyidesi ile karşı karşıya kalmaktadır. 01.07.2012 tarihinde değişen 6098 sayılı yeni Türk Borçlar Kanunu: kefalet sözleşmesine ilişkin önemli düzenlemeler getirmiştir. Kefalet Sözleşmesi, kefilin alacaklıya karşı, borçlunun borcunu ifa etmemesinin sonuçlarından kişisel olarak sorumlu olmayı üstlendiği bir sözleşmedir. Yeni Borçlar Yasası kapsamında Kefalet için getirilen ve Vatandaşlarımızın özellikle herhangi birinden özellikle kira sözleşmesi yada herhangi başka bir sözleşme kapsamında kefalet teminatı alırken dikkate edecekleri en önemli noktalardan biri kefaletin şekline ilişkin getirilen değişikliklerdir. Buna göre Kefalet Sözleşmesinin yazılı olarak yapılması şarttır. Ancak Kefalet sözleşmesinin yalnızca yazılı olarak yapılması yeterli değildir. Yeni yasa kapsamında ; Kefil olunan Azami Miktarın, Kefalet tarihinin ve “Müteselsil kefil” ifadesinin Kefil olan gerçek kişinin kendi el yazısı ile Kefil olan tüzel kişi ise, temsilcisinin el yazısı ile yazılması şarttır. Kefil olan tüzel kişi müşterek imza ile temsil edilmekte ise, her bir yetkili kendi el yazısı ile bu bilgileri yazıp, tüzel kişi adına imza atmalıdır. Dolayısı ile vatandaşımızın Türkiye'de Maliki olduğu bir taşınmazı kiraya verdiği zaman, teminat olarak kefalet teminatı alacak ise, kefil olan kişinin kefalet tarihi, kefalet limiti ve "müteselsil kefil" ifadesini el Yazısı ile kira sözleşmesinde yazması gerekir. Kefil olacak kişinin ilgili ifadeleri el Yazısı ile yazmadan sadece kefil olarak sözleşmeyi imzalaması halinde kefalet sözleşmesi geçersiz olacaktır. Kefilin sorumluluğunu arttıran değişiklikler de yine aynı şekle tabidir.Bu şekil şartlarına uyulmaması halinde, kefalet geçersizdir. İlave olarak Vekaleten kefalet alınmaması gerektiği ve Okuma yazma bilmeyen kişilerin kefaletinin alınmaması gerektiği hususlarınında altını çizmek isterim. Kefalet ile ilgili olarak yeni yasa uyarınca hayatımıza giren ve ülkemizde büyük tartışmalar yaratan en önemli konulardan biride eşin rızasına ilişkin getirilen düzenlemedir. Buna göre ; Evli gerçek bir kişi ile Kefalet Sözleşmesinin kurulmasından önce ve her halükarda en geç Kefalet Sözleşmesinin kurulması anında, kefilin eşinin yazılı rızasının alınması şarttır. Aksi takdirde kefalet geçersiz olacaktır. Eş muvafakatnamesi vekaleten alınmamalıdır. Kefil yararına olan güvencelerin azalmasına sebep olan işlemlerde (Örneğin ipotek fekki, diğer kefil/lerin kefaletlerinin sona ermesi) ve kefalet limitinin artması halinde de eşin yazılı rızasının alınması gerekir. Yazılı rızanın her kefalet işlemi için, kefalet limiti ve borçlu kişide belirtilmek suretiyle düzenlenmesi gerekmektedir. Genel mahiyette bir izin (muvafakat) alınması mümkün değildir. Kefaletin şekline ve eşin rızasına ilişkin hükümler gerçek kişilerce “kişisel güvence verilmesine”(örn. Garanti, aval) ilişkin olarak başka ad altında yapılan diğer sözleşmelere de uygulanır. 6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun, kefalet sözleşmelerinde eşin rızasını şart koşan maddesinin iş hayatında tepkilere neden olması ve özellikle bankadan çekilen kredilerin teminatı olarak Alınacak kefaletlerde Eş rızasına ilişkin düzenlemenin ticari hayatı sekteye uğratması sebebi ile “Ticari hayatın doğal akışını kolaylaştırmaya yönelik değişiklik” yapma gerekçesi ile 28.3.2013 tarih ve 6455 sayılı Gümrük Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 77. maddesi uyarınca ilgili maddede değişikliğe gidilmiştir. İlgili Kanun’un 90. maddesi uyarınca ve 11.4.2013 tarihinde yürürlüğe giren hükme göre: “Ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler, mesleki faaliyetleri ile ilgili olarak esnaf ve sanatkârlar siciline kayıtlı esnaf veya sanatkârlar tarafından verilecek kefaletler, 27/12/2006 tarihli ve 5570 sayılı Kamu Sermayeli Bankalar Tarafından Yürütülen Faiz Destekli Kredi Kullandırılmasına Dair Kanun kapsamında kullanılacak kredilerde verilecek kefaletler ile tarım kredi, tarım satış ve esnaf ve sanatkârlar kredi ve kefalet kooperatifleri ile kamu kurum ve kuruluşlarınca kooperatif ortaklarına kullandırılacak kredilerde verilecek kefaletler için eşin rızası aranmaz.” hükmü getirilmiştir. Dolayısı ile Şirket sahibi, ortağı ve yöneticisi tarafından şirket ile ilgili verilecek kefaletler bakımından yeni düzenleme uyarınca eş rızası aranmamaktadır. Son olarak yeni borçlar yasasının kefaletin süresine ilişkin getirmiş olduğu değişikliklere değinmekte fayda görüyorum. Buna göre ; Bir gerçek kişi tarafından verilmiş olan kefalet, kefalet sözleşmesinin kurulmasından başlayarak 10 yıl geçmekle kendiliğinden ortadan kalkar. Daha uzun süre için kefil olunmuşsa dahi, kefalet ancak 10 yıllık süre doluncaya kadar takip edilebilir. Kefalet süresi en erken kefaletin sona ermesinden 1 yıl önce yapılmak kaydıyla azami 10 yıl uzatılabilir.

Konuya ilişkin daha detaylı bilgi almak için bizimle irtibata geçebilirsiniz.

Saygılarımla, Av.Özgür KURUCUK

WiklundKurucuk Hukuk Bürosu

info@wiklundkurucuk.com

#istanbulavukat #kefileşrızası #kefalet #istanbulhukukbürosu #kefaletingeçerlilikşartları #kefaletinşekli #kefaletinsüresi #borçlarhukukuavukatı #kefaletlimiti #kefilekarşıicratakibi #icraavukatı #davaavukatı #turkishlawfirm #lawfirminturkey #lawfirministanbul

10,922 views

Acarlar Mahallesi,Martı Sokak

No: 295 Beykoz/  İstanbul

土耳其投资入籍项目
WiklundKurucuk Istanbul Immigration Law

FOLLOW US:

  • Google+ - White Circle
  • LinkedIn - White Circle
  • Twitter - White Circle
  • Facebook - White Circle
  • YouTube - White Circle