Türk Ceza Hukuku’nda Uzlaştırma ve Önödeme


Türk Ceza Hukuku’nda Uzlaştırma ve Önödeme


Uzlaştırma

Uzlaştırma, uzlaşma kapsamındaki bir suç nedeniyle başlatılan ceza soruşturması veya kovuşturması sırasında, uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet Savcısı tarafından uzlaştırmacı olarak görevlendirilen kişinin şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar göreni, varsa mağdurun zararının giderilmesine, şüpheli veya sanığın da yargılamanın sonuçlarından kurtulmasına yönelik olarak anlaştırmak için bir araya getirilmesi suretiyle uyuşmazlığın yargı dışı yolla çözümünü amaçlayan bir kurumdur.[1]


Şüpheli veya sanık ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek kişi veya özel hukuk tüzel kişisi arasındaki uyuşmazlıkların giderilmesi amacını taşıyan ve mahkemelerin iş yükünü azaltan, uyuşmazlığın çözümüne ilişkin süreci hızlandıran ve masrafları da mümkün olan en düşük düzeyde tutarak sistemi rahatlatan bir kurum olan uzlaşma veya uzlaştırılma, soruşturma aşamasında dava engeli, kovuşturma aşamasında ise davayı düşüren nedenlerdendir.[2]


Uzlaşma kapsamındaki suçlar, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanun’un 253. Maddesinde sayılmıştır. Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlı suçlar uzlaşma kapsamındadır. Şikayete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ceza Kanun’unda yer alan; kasten yaralama, taksirle yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, dolandırıcılık, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması, ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgelerin açıklanması suçları uzlaşma kapsamındadır.


Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Kasten yaralamanın cezayı arttıran halleri ve tehdit suçunun cezasını arttıran haller uzlaşma kapsamında değildir.


Mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis veya adli para cezasını gerektiren suçlar, uzlaşma kapsamındadır.


Yani uzlaştırma sürecinin işleyebilmesi için, suçun uzlaştırma kapsamında olması gerekir, şikayete bağlı bir suç ise şikayet koşulunun gerçekleşmiş olması gerekir ve suçun işlendiği konusunda yeterli şüphe elde edilmiş olmalıdır. Bu koşullar gerçekleştiğinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören, kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren üç gün içinde kararını bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır.


Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.


Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir. Fakat bu hususa ek olarak, uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi, soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin uygulanmasına engel değildir.


Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.


Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır. Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.


Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.


Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. Uzlaştırma bürosu soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan edebilirler.


Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.


Aralarında iştirak ilişkisi olsun veya olmasın birden çok kişi tarafından işlenen suçlarda, ancak uzlaşan kişi uzlaşmadan yararlanır.


Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.


Öndeme

Önödeme, bir dava şartıdır. Önödeme yerine getirilmişse Cumhuriyet Savcısının kamu davası açması mümkün değildir.[3]


Önödemeye başvurulması için koşulların oluşması gerekmektedir. Önödemeye başvurulması için suçun uzlaşma kapsamında olmaması gerekmektedir. Suç karşılığında öngörülen cezanın yalnızca adli para cezası olması veya öngörülen ceza hapis ise, bunun yukarı sınırının altı ayı geçmemesi veya Türk Ceza Kanun’u madde 75/6’ katalog halinde sayılan suçlardan biri olması gerekmektedir. Bu suçlar; yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi, genel güvenliğin taksirle tehlikeye, çevrenin taksirle kirletilmesi, özel işaret ve kıyafetleri usulsüz kullanma, suçu bildirmeme, suçları, 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 108 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan suç, 21/7/1983 tarihli ve 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 74 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan suç, 4/11/2004 tarihli ve 5253 sayılı Dernekler Kanununun 32 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan suç, bakımından da uygulanır.


Bu fıkra kapsamındaki suçların beş yıl içinde tekrar işlenmesi hâlinde fail hakkında aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri uygulanmaz. Yapılan soruşturma sonucunda Cumhuriyet Savcısının, şüphelinin suçu işlediği konusunda yeterli şüpheye dayanak oluşturan delile ulaşmış olması gerekir. Bu koşullar gerçekleştiğinde, Cumhuriyet Savcısı önödeme girişiminde bulunmak zorunda olup, bu konu Cumhuriyet Savcısının takdir yetkisi kapsamında değildir.[4]


Uzlaşma kapsamındaki suçlar hariç olmak üzere, yalnız adlî para cezasını gerektiren veya kanun maddesinde öngörülen hapis cezasının yukarı sınırı altı ayı aşmayan suçların faili; adlî para cezası maktu ise bu miktarı, değilse aşağı sınırını, hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden bulunacak miktarı, hapis cezası ile birlikte adlî para cezası da öngörülmüş ise, hapis cezasının aşağı sınırının karşılığı olarak her gün için otuz Türk Lirası üzerinden belirlenecek miktar ile adlî para cezasının aşağı sınırını, soruşturma giderleri ile birlikte, Cumhuriyet savcılığınca yapılacak tebliğ üzerine on gün içinde ödediği takdirde hakkında kamu davası açılmaz.


Şüpheli, önödemeyi yerine getirdiği takdirde hakkında kamu davası açılmaz ve kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.


Ödemede bulunulması üzerine verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlar ile düşme kararları, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir. Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede belirtilen amaç için kullanılabilir.


Yazan : Avukat Mirkan Günay Topcu

[1] Centel/Zafer, Ceza Muhakemesi, s.428) [2] Zafer, Hamide, Ceza Muhakemesi Hukukunda Fail-Mağdur uzlaşması, Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi 2006, s. 117 vd. [3] Centel/Zafer, El Kitabı, s.390 [4] Centel/Zafer, El Kitabı, s.390





Acarlar Mahallesi,Martı Sokak

No: 295 Beykoz/  İstanbul

土耳其投资入籍项目
WiklundKurucuk Istanbul Immigration Law

FOLLOW US:

  • Google+ - White Circle
  • LinkedIn - White Circle
  • Twitter - White Circle
  • Facebook - White Circle
  • YouTube - White Circle