Estetik Amaçlı Tıbbi Müdahalelerin Hukuka Uygunluk Şartları

Nis 10, 2021Sağlık Hukuku

Omur Boyu Ehliyet Donemi Sona Erdi

Hastaya tıbbi müdahalede bulunacak kişinin hekim olması, başka bir ifade ile tıp mesleğini uygulamaya kanunen yetkili olan kimseler tarafından tıp mesleğinin icrası, yapılacak müdahalede endikasyonun varlığı, hastanın aydınlatılarak rızasının alınmış olması ve tıbbi müdahalenin tıbbi standartlara uygun, özenli biçimde yapılması olarak ifade edilebilir.

Yukarıda belirtmiş olduğumuz tıbbi müdahale kavramı ile aynı hususlara değinmiştir. Dolayısıyla detaylıca açıkladığımız hususlara tekrar değinmeyeceğiz. Estetik amaçlı tıbbi müdahalelerde önemli olan husus endikasyonun varlığıdır.

Tıbbi müdahalenin gerekliliği anlamına gelen endikasyon; hekim, diş hekimi ya da ilgili müdahale bakımından mevzuatça yetkili sağlık personelinin yapacağı müdahalelerin hukuka uygunluğu yönünden zorunlu bulunmaktadır. Endikasyon, hekimin tıbbi müdahalesinin hukuka uygun olmasını sağlayan şartlardan birini oluşturmaktadır. 

Estetik müdahaleler ve sünnet gibi müdahaleler ile örneklendireceğimiz uygulamalarda çoğu kez tıbbi bir endikasyon bulunmamakla birlikte, bu tür müdahaleler, sünnet haricinde, dolaylı da olsa tedavi amacı taşıdığından, psikolojik endikasyonun varlığı kabul edilmektedir. Yani kişiye sağlığının kazandırılması amacının birincil amacı oluşturmadığı teşhis, tedavi ve koruma amacı dışında gerçekleştirilen tıbbi müdahalelerin hukuka uygun olması, sosyal ve psikolojik endikasyon türünün de kabul gördüğü anlamına gelmektedir.

Fakat dikkat edilmesi gerek önemli bir husus vardır. Estetik amaçla uygulanan tıbbi müdahalelerde bir zorunluk bulunmaması sebebiyle, uygulanacak tıbbi müdahaleye hasta rıza vermiş olsa dahi, tehlikenin yüksek olduğu, büyük zararların meydana gelme ihtimalinin bulunduğu hallerde hekimin müdahaleden kaçınması gerekmekte, aksi yönde bir eylem hekimin fiilini hukuka aykırı duruma getirmektedir.  

4.1. Amacına Göre Estetik Müdahaleler Açısından Endikasyon
  1. Bedensel Rahatsızlığı İyileştirme Amaçlı Estetik Müdahaleler Açısından 

Doğuştan ya da sonradan kendiliğinden ya da bir kaza sonucu meydana gelen mevcut anomalinin tamamıyla ya da büyük oranda giderilerek, kişinin estetik bir dış görünüme kavuşturulmasında asıl amaç tedavi olduğundan; tıbbi endikasyonun varlığı ve yapılan müdahalenin hukuka uygunluğu hususunda gerek Doktrin  gerekse Yargıtay  , aynı görüşü benimseyerek, hukuka uygunluğa ilişkin genel şartların varlığı halinde, bu tür tıbbi müdahaleleri hukuka uygun olarak değerlendirmektedir. 

  1. Ruhsal Rahatsızlığı İyileştirme Amaçlı Estetik Müdahaleler Açısından

Ruhsal rahatsızlığı iyileştirme amaçlı estetik müdahaleler de dolaylı da olsa tedavi amacı içerdiğinden; tıbbi endikasyon olmasa dahi psikolojik ya da sosyal endikasyon, bu gibi müdahalelerin hukuka uygun sayılması için yeterli bulunmaktadır. 

  1. Salt Güzelleştirme Amaçlı Estetik Müdahaleler Açısından 

Salt güzelleştirme amaçlı estetik müdahaleler, doğrudan ya da dolaylı olarak tedavi niteliği taşımadığından, hastanın rızası olsa dahi, doktrinde çoğunluk görüşü itibariyle hukuka aykırı nitelik taşımaktadır. 

Fakat Türk hukuk uygulamasında fiilen paylaşılan görüş, bu müdahalelerin kişinin bedensel veya ruhsal sağlığı üzerinde önemsiz sayılamayacak derecede etkide bulunmadığı, toplum için kabul edilemez sonuçlara neden olacak şekilde uygulanmadığı, hastanın hayatı ve sağlığı bakımından tıbben sakıncalı bir durumun bulunmadığı, müdahalenin konusunun hukuku, ahlaka aykırı olmadığı ve müdahalede bulunacak kişinin rızası alınması koşullarının varlığında hukuka uygun kabul edileceğidir. Yargıtay da, salt güzelleştirme amaçlı dahi olsa, bu tür, tedavi amacı bulunmayan estetik müdahaleleri hukuka uygun kabul etmektedir.